Ud icrasında klasik üslup, geleneksel repertuvara ve aktarılmış tavra bağlı kalan çizgiyi tanımlar. Necati Çelik bu çizginin bugünkü temsilcilerinden biri olarak anılır. Klasik üslubun ilk özelliği ölçüdür; hız ve süsleme abartılmaz. İkincisi repertuvara sadakattir; eserler kendi geleneksel biçimleriyle çalınır.
Üçüncüsü meşk yoluyla aktarımın sürdürülmesidir; nota tek başına yeterli sayılmaz. Bu yaklaşım bazen yeniliğe kapalı olmakla eleştirilir. Ancak koruma işlevi olmadan aktarım zinciri kopar ve üslup kaybolur. Kursiyer için klasik üslup bir başlangıç noktasıdır, bir sınır değil.
Önce gelenek öğrenilir, sonra kişisel yorum bunun üzerine kurulur. Ters sıra denendiğinde ortaya dayanağı olmayan bir yorum çıkar. Klasik üslupta tempo tercihleri de aktarılır; aynı eserin geleneksel temposu, kursiyerin kendi rahat ettiği tempodan çoğu zaman farklıdır. Klasik üslupta öğrenilen bir eser, yıllar sonra bile aynı biçimde çalınabilir; aktarımın gücü tam olarak bu tutarlılıktan gelir.
Derslerimizde klasik üslup temel olarak öğretilir ve kişisel yorum bunun üzerine inşa edilir.