Ud, yüzyıllar boyunca büyük ölçüde usta çırak ilişkisiyle öğretildi. Bu yöntem güçlüdür ama sistematik bir basamak sırası sunmaz. Her hoca kendi sırasını kurar ve öğrenci hocasının yolunu izler. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında ud için yazılı metotlar hazırlanmaya başlandı.
Mutlu Torun'un hazırladığı metot bu alandaki en yaygın kullanılan çalışmalardan biridir. Metodun katkısı yalnız alıştırma sağlamak değildir; bir sıra önerisi getirmesidir. Hangi tekniğin hangi aşamada öğretileceği, hangi makamın önce geleceği yazılı hâle gelmiştir. Bu, öğrenciyi hocanın kişisel tercihine tamamen bağlı olmaktan kurtarır.
Yine de metot meşkin yerini almaz; üslup bilgisi yazıyla tam aktarılamaz. En verimli yol ikisinin birlikte kullanılmasıdır. Metot alıştırmaları sırayla çalışılır ama atlanabilir; kursiyerin zaten güvenli olduğu bir beceriyi tekrar etmesi zaman kaybıdır. Metot kullanılırken alıştırmalar ders defterine tarih atılarak işaretlenir; hangi alıştırmanın ne zaman tamamlandığı görülmezse tekrar ve atlama birlikte olur.
Derslerimizde yazılı metot ile meşk yöntemi birlikte ve birbirini tamamlayacak biçimde kullanılır.