Ud çoğunlukla geleneksel repertuvar içinde düşünülür ama bu tek imkân değildir. Anouar Brahem, udu geleneksel biçimlerin dışında kullanan icracılardandır. Çalışmalarında makam yapısı bütünüyle terk edilmez ama biçimler serbestleşir. Uzun ve yavaş gelişen bölümler, tekrarlanan kısa ezgi hücreleri belirgin özelliklerdir.
Bu yaklaşım udun ses özelliklerini öne çıkarır; çalgının sönme süresi ve tınısı yapının parçası olur. Kursiyer için bu kayıtlar farklı bir soruyu gündeme getirir: ud tek başına ne kadar alan taşıyabilir. Geleneksel repertuvarda bu soru topluluk bağlamında cevaplanır. Çağdaş örneklerde ise çalgının kendi sesi öne çıkar.
Bu, ton çalışmasına yeni bir gerekçe verir; ton artık bir ayrıntı değil, ana malzemedir. Dinleme sırasında kursiyerden vuruş noktalarını ve sönme sürelerini işaretlemesi istenir. Bu kayıtlarda sessizlik süreleri alışılmadık uzunluktadır; kursiyer bu süreleri ölçtüğünde kendi taksimindeki aceleyi somut olarak görür. Bu tür kayıtlarda ton değişimleri çok yavaş gerçekleşir; kursiyer bu yavaşlığı ölçtüğünde kendi ton geçişlerinin ne kadar ani olduğunu görür.
Derslerimizde çağdaş örnekler, ton bilincini geliştirmek üzere dinleme listesine eklenir.