Ud, geniş bir coğrafyada çalınır ve her gelenek çalgıyı kendi ihtiyacına göre biçimlendirmiştir. En belirgin ayrım Türk udu ile Arap udu arasındadır. Türk udu genellikle daha küçük gövdeli ve daha kısa tel boyludur. Bu, daha tiz bir akort düzenine ve daha parlak bir sese yol açar.
Arap udu daha büyük gövdeli ve daha uzun tel boyludur; sesi daha kalın ve daha dolgundur. Tel boyu farkı sol el aralıklarını da değiştirir; aynı ezgi iki çalgıda farklı el açıklığı ister. Mızrap kullanımı ve üslup da bu farklara bağlı olarak ayrışmıştır. Bir gelenekte doğal duyulan bir tavır, diğerinde yabancı kalabilir.
Kursiyerin hangi çalgıyla başlayacağı, çalışmak istediği repertuvara göre belirlenir. İkisi arasında geçiş mümkündür ama alışma süresi gerekir. İki çalgı arasında geçiş yapan kursiyer için en zorlayıcı ayrıntı el açıklığıdır; aynı aralık için parmakların kat ettiği mesafe belirgin biçimde değişir. İki çalgı arasında geçiş yapılacaksa geçiş dönemi boyunca yalnız birinde çalışmak gerekir; paralel kullanım el ölçülerinin yerleşmesini geciktirir.
Derslerimizde çalgı seçimi, kursiyerin hedeflediği repertuvar dikkate alınarak yapılır.